İL EĞİTİM DENETMENLERİNİN LİSELERİN TEFTİŞİNDE
KARŞILAŞABİLECEKLERİ PROBLEMLERİN TESPİTİ
Oktay
ÖZGÜL[1]
25/08/2011
tarih ve 652 sayılı KHK’ nin 41. Madde doğrultusunda liselerin denetimleri de
eğitim müfettişlerinin yetki alanına girmiştir. Liselerin denetlenmesinde karşılaşılabilecek problemlerin hem
denetmen, hem de okul müdürü gözüyle ön değerlendirmelerinin belirlenmesi
amaçlanmıştır. Liselerin denetlenmesi esnasında lise müdürlerinin ve il eğitim
denetmelerinin çekinceleri, eksik ve yetersiz olduklarını düşündükleri
durumların belirlenebilmesi için bu çalışma yapılmıştır. Liselerin kurum
teftişlerinin il denetmenleri tarafından yapılmaya başlandığı bir döneme denk
gelen çalışma sürecinde bazı lise müdürleri denetleme geçirmiş, bir kısmı da
denetleme geçirmemiştir. Kahramanmaraş il merkezinde çalışan, on iki lise
müdürü ve on beş eğitim denetmenine açık uçlu sorular sorulmuştur. Verilerin
analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır.
Lise
müdürleri ve denetmenlerin hizmet içi eğitime ihtiyaçları oldukları, denetmenlerin
ve müdürlerin öğretmenlerin alan bilgisi yönünden teftişinde çekinceleri
oldukları, denetim sırasındaki denetmen tavır ve davranışlarından okul
müdürlerinin endişeli oldukları, lise müdürlerinin kurum ve şahsi denetimlerini
il denetmenlerinin yapmasını olumlu karşıladık
ları, bazı mevzuat konularında genel olarak denetmenlerin hazırlıksız
geldikleri, liselerin kurum denetimi yaparken kullanılan mevcut yönetmelik ve
formların yetersizliği ve güncellenmesi gerektiği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Ayrıca liselerin en verimli şekilde denetlenmesine ilişkin, lise müdürü ve
denetmen görüşlerine yer verilmiştir.
Anahtar kelimeler:
Lise denetimi, eğitim denetmeni, branş denetimi, lise denetimindeki problemler
IDENTİFİCATİON
OF PROBLEMS FACED BY İNSPECTİON OF EDUCATİONAL EXAMİNERS CİTY HİGH SCHOOLS
Abstract
Decree No. 652 dated 25.08.2011 of the 41 Within the
competence of inspectors has been training at the high school inspections in
accordance with Article. Problems encountered in the monitoring of high schools
and supervisors, as well as pre-assessments to determine the principal's
perspective. Supervision of senior high schools during the school principals
and provincial education denetmelerinin reservations, they thought they were
incomplete and inadequate conditions of this study is to determine. Place of
inspections by inspectors of high schools began to be built at a time when the
institution operating the monitoring process had some high school principals,
some of them have undergone the inspection. Kahramanmaras province, working
twelve and fifteen educational denetmenine school principal asked open-ended
questions. Descriptive analysis method was used to analyze the data.
In-service training needs of managers and
supervisors were high school, teachers, supervisors and managers in terms of
the information they have scrutiny reservations, the inspector during the
inspection are worried about the attitudes and behaviors of school principals,
high school principals to make a positive corporate and personal controls met
the provincial auditors, inspectors general some of the regulatory issues they
come unprepared, lack of high school organization and updating of control and
forms should be used when the results of the current regulation has been
reached. Also the most efficient way for monitoring high schools, high school
principal and supervisor of views.
Key words: High school
supervision, training supervisor, field inspection, supervision of school
problems
İçindekiler
GİRİŞ:
25/08/2011 tarih
ve 652 sayılı KHK’ nin 41./3 Madde doğrultusunda “İl eğitim denetmenleri(eski adı
ilköğretim müfettişi) ve denetmen yardımcıları, ildeki her derece ve
türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumları ile il ve ilçe millî eğitim
müdürlüklerinin rehberlik, işbaşında yetiştirme, denetim, değerlendirme,
inceleme, araştırma ve soruşturma hizmetlerini yürütür” ibaresi il eğitim
denetmenlerinin yetki ve sorumluluk alanları genişletilmiştir.
Bu
görev kapsamında alanımızda bulunan kurumlarda; yapılmakta olan işlerin, kaynak
ve koşullar dikkate alınarak, anayasal ve yasal çerçeve ile belirlenen amaç,
öngörülen temel ilke ve hedeflere; uygunluğunu, doğruluğunu, düzenliliğini,
verimliliğini, ekonomikliğini, etkinliğini; objektif, geçerli, güvenilir
ölçütlerle; karşılaştırılması, durumunun ortaya konulması, giderilebilir
eksiklikler için rehberlikte bulunulması, değişim ve gelişim için öneriler
getirilmesi sürecidir(Hopancı ve arkadaşları, 2013).
Bununla beraber eğitim müfettişleri başkanlığının
görevleri, yetkileri ve sorumlulukları ile eğitim müfettişleri başkanı, eğitim
müfettişleri başkan yardımcılarının görevlendirilmeleri, bunların görevleri,
yetkileri ve sorumlulukları eğitim müfettişleri ve eğitim müfettiş
yardımcılarının nitelikleri, sınavları ve yetişme şekilleri, atanmaları, yer
değiştirmeleri ile bunların görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve
esasları belirlemek amacıyla 24/06/2011 tarih ve 27974
sayılı resmi gazetede “Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim
Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği” yayınlanmıştır.
Günümüzde, denetim anlayışındaki değişme ve gelişmeler genel denetim
esaslarının yeniden ele alınmasını zorunlu hale getirmiş, bu anlayıştan
hareketle, Milli
Eğitim Bakanlığı ve diğer bakanlıklara bağlı lise ve dengi okullar ile
görevlilerinin denetimlerinde uygulanacak esasları belirlemek için teftiş
kurulu başkanlığı tarafından “Lise
ve Dengi Okullar Denetim Rehberi” (Sakarya,
İnanlı, Barışcıl, Akçay, Sezgin ve Olgun, 2010: 7, 2011:7) hazırlanmıştır.
İstanbul Milli
Eğitim Müdürlüğünde görevli, Hopancı C., Tortamış T., Arslan M., Fidan T., tarafından “2012-2013
Eğitim-Öğretim Yılı Resmi Lise ve Dengi Okullar Rehberlik ve Denetim Kılavuzu”
hazırlanmış ve online olarak sunulmuştur.
Müfettişlerinin
teftiş uygulamalarına ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi, eğitim
müfettişlerinin rehberlik rollerine yönelik öğretmen- yönetici ve eğitim müfettişi
görüşleri, okulların denetim sürecinin
değerlendirilmesi, öğretmen denetimi rehberlik ve iş başında denetim, gibi
konuları ele alan birçok tez ve makale çalışması yapılmıştır.
Bu
çalışmamızın anlam ve önemine binaen Mustafa Kemal ATATÜRK’ün iki güzel
özdeyişini hatırlamakta fayda var. "Yapılan işin doğruluğuna inanan
insanlar, çalışmalarının denetlenmesinden, karşı fikirler ortaya atılmasından
ve tercihler üzerinde münakaşa yapmaktan zevk alırlar. Size tavsiye ederim ki,
okullar sık sık denetlenerek, öğrencilerin öğretimden yararlanması sağlanmalı,
öğretmenlerin öğretim şekli incelenmeli ve yanlışlıklar derhal
düzeltilmelidir.” (Lise
ve Dengi Okullar Denetim Rehberi, 2011:3)
Bir kurumda
sistem kurmak ve o sistemin sonuçlarından faydalanmak kolay değildir. Milli Eğitim
Bakanlığı “Kurum Denetimi” ve “Ders Denetimi” ile ilgili hali
hazırda bir sistem kurgulamış ve sonuçlarından faydalanmaktadır. Ancak teftiş
sisteminin sağlıklı çalışmadığı hem kurum çalışanları hem de mesleği icra eden müfettişler
tarafından kabul edilmektedir. Teftiş sistemini çağın şartlarına uygun hale
getirebilir miyiz? (Sarıçam, 2007:3)
Bir
sistem varsa, bir üretim yapılıyorsa, çalışanlar varsa, hiyerarşik bir
yapılanma söz konusu ise, yapılan bir işin niteliği, verimliliği, etkililiği
ile ilgili sorumlular varsa orada değerlendirme, denetim, teftiş, raporlama,
yeni vizyon ortaya koymanın olduğunu söyleyebiliriz. Bu küçük işletmelerden
devasa fabrikalara, hizmet sektöründen sağlık sektörüne, ulusal şirketlerden uluslararası
şirketlere, maliyeden bankalara kadar böyle olduğu bilinmektedir.
Seçkin’e
(2004:209) göre toplumun tüm kurumları ile organik bir bağ içinde olan eğitim
sistemi, gittikçe karmaşık bir nitelik kazanan öğretmenlik rolünü değiştirmekte
ve zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, kendisini sürekli yetiştirmek ve geliştirmek
zorunda kalan öğretmenin de desteklenmeye gereksinimi vardır. Öğretmene destek
ve yardımcı olmanın temel amacı; öğretme-öğrenme sürecinin geliştirilmesidir.
Bu amaç, eğitim ortamlarında, genelde sınıflarda yürütülen etkinliklerin planlı
ve programlı olarak gözlenmesini ve iyileştirilmesini gerektirir.
Çok
iyi eğitim kurumları yapılabilir, bu kurumlar her tülü araç-gereçle
donatılabilir ancak, öğretmen iyi yetişmemiş ve etkili çalışmıyorsa, motivasyonu
düşükse, tüm bu kaynaklardan etkili ve verimli şekilde yararlanmak mümkün
değildir. Eğitim sistemine alınan öğretmen kaynağından en iyi şekilde
yararlanmak, yönetim açısından temel amaç olmalıdır. İlk işlerine, öğrenci- öğretmen
deneyimlerine göre oluşturulmuş beklentilerle gelirler(Sarıçam, 2007:2)
Çalışanlar,
yaptıkları işlerin görülmesi, bilinmesi ve takdir edilmesi için denetimi
kendileri isteyebilir hale gelmelidir. Bunun için de okulun vizyon ve
misyonunun belirlenmesinden başlayarak okul süreçlerinde üst düzeyde bir
katılıma yer verilmesi, karşılıklı bir güven ortamının oluşturulması
önemlidir(Şişman, 2002: 92).
Öğretmenlere
sağlanan örgütsel desteğin temel amacı, hiç kuşkusuz daha etkili bir öğretimin
gerçekleştirilmesidir. Amaç bu olduğuna göre, amaca yönelik eylemlerin hareket
noktasının öğretme ve öğrenme etkinliklerinin fiilen yürütüldüğü ortam olması
doğaldır, bilimsel bir zorunluluktur. Bu durum okullarda sınıf denilen
birimlerde olup bitenlerin planlı ve programlı olarak gözlemlenmesini, denetlenmesini
gerekli kılmaktadır(Aydın, 1986:28).
Bir
sistemin amaçlarına yönelik olarak çalışma durumunun değerlendirilmesi,
sistemin bütünlüğü ve sistemden çıkan ürün için önem taşır. Sistemlerin alt
sistemleri arasında bütünleşmenin sağlanması ve her birine amaçlar
doğrultusunda, bütünlüğü bozmadan rehberlik ve denetimin yapılması zorunludur.
Sistemlerde bu hizmetin tümünü kapsayan sürece teftiş ve hizmeti gören elemana
müfettiş adı verilir. Dilimizde teftiş sürecinin uygulanış yer ve şekillerine
göre denetim, kontrol, gözetleme, nezaret, muhasebe, tahkik, soruşturma,
tetkik, inceleme, araştırma, rehberlik, mesleki yardım, danışma ve yetiştirme
denilebilmekte ve müfettiş için de denetici, denetmen, denetim elemanı,
kontrolör, muhakkik, unvanları
kullanılmaktadır(Taymaz,2013:49).
Kurum Teftişi, eğitim sistemindeki yeniliklerin
ve gelişmelerin ilgili kurumlara iletilmesi, kurum çalışmalarını güçlendiren
veya zayıflatan nedenlerin saptanarak gerekli önlemlerin yerinde ve zamanında
alınması, insan gücü ve maddi olanakların yerinde ve verimli bir biçimde
kullanılmasının sağlanması, eğitim ve öğretim etkinliklerinin güçlendirilmesi
bakımından kurum teftişi, teftiş türlerinin en kapsamlı ve etkili
olanıdır(Taymaz, 2013: 133).
Ders Teftişi, okullarda genel teftişler
sırasında ya da bunlardan ayrı olarak yapılan, öğretmenlerin kendi aralarındaki
yetişkinliğini, çalışmasını, uyguladığı yöntemleri, bunları uygulamadaki
yeterliliğini, öğrencilerin yetişme düzeylerini inceleyip değerlendirmeye yönelik
bir teftiş türüdür(Taymaz, 2013: 153).
İstanbul
İl Eğitim Denetmenlerinden, Hopancı, Tortamış, Arslan, ve Fidan, tarafından hazırlanan
“2012-2013 Eğitim-Öğretim Yılı Resmi Lise ve Dengi Okullar Rehberlik ve Denetim
Kılavuzu” na göre öğretmen denetiminin uygulama esasları şu şekilde
verilmiştir.
Denetmen derse girmeden önce,
okul idaresinden aldığı el programlarına göre, alan öğretmenleri ile görüşeceği
yeri, zamanı ve isteyeceği bilgi ve belgeleri yönetime bildirir.
Branş,
öğretmeninin durumunu değerlendirmek için, Denetmen; önceden belirlenmiş olan
ders saatinde gözlemin yapılacağı sınıfa, öğretmen ile birlikte gider.
Öğrencilerin tümünü görebileceği
(tercihen arka sıralar)uygun bir yerde oturur.
Eğitim- öğretim sürecinde öğretmen ve
öğrencilerin dikkatini bozacak davranışlardan kaçınır, dersin akışına müdahale
etmez.
Gerek gördüğünde; (branşı uygun
ise) dersin sonuna doğru öğrencilerin
bilgi düzeyini ölçücü sorular sorar ve zil çaldığında gecikmeye meydan vermeden
öğretmenle birlikte sınıftan ayrılır.
Ortaöğretim
Kurumları Yönetmeliğinin (31/07/2009 Tarih ve 27305 Sayılı Resmi Gazete) 79/5
de yer alan görev ve sorumlulukları ile 80. maddesine yer verilmiştir.
Ders
denetimi için müfettişlerin sınıfa girip girmemesi tartışmasını veli, öğrenci,
öğretmen, idareci, diğer personel, müfettiş, açısından empati yaparak
düşünmekte fayda vardır. Kurum personelinde kilit durumda olan öğretmendir.
Öğretmen ile müfettişi görev ilişkilerine baktığımızda her alan da iyi olmasına
rağmen ders rehberlik ve ders denetimi söz konusu olunca istenmeyen durumların
söz konusu olmasının kaçınılmaz olduğu bilinmektedir. Sınıf ortamında ders
yaparken başkalarının da sınıfta olması öğretmenin, eğitim sürecinin,
öğrencinin tüm dengelerini alt üst edebilmektedir. Yani sınıftaki doğal çalışma
temposundan farklı bir süreç çalışmaya başladığını söyleyebiliriz. Buda bir
bütün olan aynı sistemi daha verimli ve etkili hale getirmek için ortak çalışma
yapması gereken öğretmen ve müfettişi karşı karşıya getirdiği söylenebilir(Sarıçam,
2007:3).
Eğitime
bir bütün olarak bakılması gerektiği, eğitim uzmanlarının ortak görüşü olarak
söylenebilir. Okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim, özel eğitim, özel öğretim,
hizmet içi eğitim, kurs, halk eğitim, yurtlar, dershaneler vb. şeklindeki örgün
ve yaygın eğitim bütünün birer parçaları olarak kurumlar bir birinden
ayrılmamalı ve hepsinin de rehberlik ve denetimi eğitim müfettişleri tarafından
yapılmalıdır. Eğitim müfettişleri bulundukları yerde branşlaşarak yer
değiştirme işlemlerinde de branşlaşmayı dikkate alacak şekilde yeniden
yapılandırılabilir(Sarıçam, 2007:3).
Okullarda
gerçekleştirilen denetim uygulamalarının çağdaş standartları yansıtmadığını ve
öğretmenler tarafından etkili, geliştirici, problem çözücü, stres ve gerilimi
azaltıcı ve güven verici olarak algılanmadığını göstermiştir. Denetim sürecinin
nihai amacı olan geliştirme boyutunun denetçiler tarafından göz ardı edildiğini,
denetim uygulamaları esnasında öğretmenlerin denetçiler ile sağlıklı iletişim kuramadıklarını,
denetçilerin denetim sürecinde iletişim ve işbirliğine dayalı faaliyetleri yeteri
kadar gerçekleştirmediklerini, mevcut denetim uygulamalarının kalıplaşmış mekanik
unsurları daha çok yansıttığını göstermiştir. Denetim uygulamaları esnasında
denetçilerin yol gösterici olmaktan öte otoriter ve azarlayıcı bir tavır sergilediklerini,
denetçilerin denetimin rehberlik ve danışma gibi asıl amaçlarını yeterli biçimde
gerçekleştiremediklerini göstermiştir. Çalışma ayrıca, öğretmenlerin, denetimi kendilerinin
zayıf yönlerini bulmaya yönelik bir kontrol etkinliği olarak algıladıklarını göstermektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı’nca çeşitli hizmet içi eğitim faaliyetlerinin uygulamaya
konulması, denetim sürecinin bütün boyutları ile yeniden gözden geçirilmesi,
denetim uygulamalarını mekaniklikten kurtarmak ve denetçi öğretmen arası
iletişimin en üst seviyede gerçekleştirilebilmesini sağlamak için gerekli
eğitim faaliyetlerinin bakanlıkça uygulamaya geçirilmesi, ifade edilen uzmanlık
alanlarının geliştirilebilmesi için denetçilerin en az yüksek lisans eğitimi
almalarının sağlanması, öğretmenlerin ihtiyaç duydukları her an rehberlik ve
danışma hizmeti alabilmeleri ve bu amaçla denetim faaliyetlerinin daha sık
yapılabilmesi için eğitim ve özellikle bakanlık müfettişlerinin sayısının
arttırılması, denetçiler tarafından öğretmenlere sağlanan dönütün kalitesi için
her branşta denetmen istihdam edilmesi, öğretmenlerin daha rahat bir biçimde
rehberlik ve danışma hizmetlerinden yararlanabilmeleri için denetçilerin
soruşturma ve rehberlik görevleri ile ilgili çeşitli çalışmaların ve
düzenlemelerin gerçekleştirilmesi, öğretmenlerin denetim sürecine ilişkin
algılarını olumlu yönde değiştirmek için çeşitli seminerlerden geçirilmesi ve
denetim sürecinde ödül sisteminin etkili biçimde kullanılmasının sağlanması ile
ilgili önerilerde bulunulmuştur(Şener, 2011:7).
İlkokul
ve ortaokul öğretmenlerinin mesleki gelişimleri için eğitim müfettişlerinin yapmış
olduğu rehberliğe yönelik öğretmen ve yöneticiler “ alt düzey” ya da “ orta
düzey” olduğuna yönelik görüş bildirirken; eğitim müfettişleri yapmış oldukları
rehberliğin “üst düzey” olduğunu belirtmişlerdir(Köroğlu, 2011:8).
Müfettişlerin
rehberlik rollerini yerine getirme düzeyi ile ilgili olarak yapılan çalışmada,
müfettiş görüşlerinin genel olarak olumlu olduğu, buna karşılık öğretmen ve
yönetici görüşlerinin daha olumsuz olduğu belirlenmiştir (Ovalı, 2010:6).
İlköğretimde
çalışan öğretmen algılarına göre ilköğretim müfettişleri öğretmen teftişlerinde
eğitim öğretim ile ilgili denetim görevlerini genel olarak “orta” ve “az”
düzeyde yerine getirmektedir. Branş değişkeni açısından ilköğretim okullarında
görev yapan öğretmenlerin algıları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur.
Sınıf öğretmenlerinin algılarına göre ilköğretim müfettişleri öğretmen
teftişlerinde, eğitim-öğretim ile ilgili denetim görevlerini “orta” düzeyde
yerine getirmektedir. Branş öğretmenlerinin algılarına göre ise ilköğretim
müfettişleri öğretmen teftişlerinde eğitim- öğretim ile ilgili denetim
görevlerini “az” düzeyde yerine getirmektedir(Gökalp, 2010:7).
Müfettişler
açısından yeterlilik kavramı; müfettişlik mesleği görev alanlarında yapılması
gereken işleri ve sorumlulukları yerine getirebilmek için sahip olunması gerekli
olan bilgi, beceri, anlayış ve tutumlar şeklinde açıklanabilir. Eğitim
sisteminde müfettişlerin görevlerini etkili yerine getirebilmeleri ve rollerini
oynayabilmeleri için aranılan yeterlilikleri kazanmış olmaları gerekir(Taymaz,
2013:50).
Eğitim
Müfettişlerinin görevleri 04 Haziran 2010 tarihinde kabul edilen 5984 sayılı Milli
Eğitim Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Devlet Memurları Kanunun
1.maddesinde belirtildiği üzere; 1. Rehberlik ve işbaşında yetiştirme, 2.
Teftiş, değerlendirme, denetim, 3. Güncelleme- araştırma, 4.Soruşturma
hizmetleri olmak üzere dört alanda toplanabilir. Bunlar teftişin görev boyutunu
oluşturmaktadır.
Müfettiş
sorunlarının incelendiği araştırmada ilköğretim müfettişleri görevlerini yerine
getirirken karşılaştıkları sorunlar olarak en çok, süre yetersizliği ve ulaşım zorluğunu
göstermişlerdir. Bunlarla birlikte; soruşturmalara müdahale edilmesi, rehberlik
çalışmalarında öğretmenlerin isteksiz olması, teftişe ve müfettişlere olumsuz
tutumların bulunması, araştırma görevlerine yeterince önem verilmemesi ve görev
alanları dışında angarya görevlerin verilmesi ilköğretim müfettişlerinin
görevlerin yerine getirirken sık karşılaştıkları sorunlar olarak
görülmektedir(Erdem, 2010:98).
"İlköğretim
Okullarında Ders Denetimi Uygulamalarının Değerlendirilmesi" adlı yüksek
lisans tezi çalışmasında, ders denetiminin amaçları müfettişler tarafından çok,
yönetici ve branş öğretmenleri tarafından orta, sınıf öğretmenleri tarafından
az derecede yerine getirildiği görüşü ortaya çıkmıştır. Etkili bir denetim
sonucunda tüm gruplardan çok ve pek çok derecelerde görüş belirtmeleri
beklenirdi. Ders denetiminin yapılışı bölümünün bulgularına göre, müfettişler
çok, yönetici, branş ve sınıf öğretmenleri orta derecelerde ders denetiminin
işlemlerinin yapıldığı görüşünü belirtmişlerdir. Bu durum ders denetiminden
beklenen yararın, denetlenenler tarafından beklenen seviyede gerçekleşmediği
görüşünü ortaya koymuştur ders teftişinden beklenen yararı, denetlenenler
tarafından beklenen seviyede yapılmadığı, ders teftişi süresinin uzatılması ve
teftişin rehberlik ve insan ilişkileri ağırlıklı olması beklentilerini ortaya
koymaktadır(Bozkurt, 1995:özet).
25/08/2011
tarih ve 652 sayılı KHK’ nin 41./c Madde doğrultusunda “İl eğitim denetmenleri(eski adı
ilköğretim müfettişi) ve denetmen
yardımcıları, ildeki her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumları ile
il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinin rehberlik, işbaşında yetiştirme,
denetim, değerlendirme, inceleme, araştırma ve soruşturma hizmetlerini yürütür”
ibaresi il eğitim denetmenlerinin yetki ve
sorumluluk alanları genişletmiştir.
Liselerin
denetlenmesinde karşılaşılabilecek problemlerin hem denetmen, hem de okul
müdürü gözüyle ön değerlendirmelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Liselerin
denetlenmesi esnasında lise müdürlerinin ve il eğitim denetmelerinin
çekinceleri, eksik ve yetersiz olduklarını düşündükleri durumların
belirlenebilmesi için bu çalışma yapılmıştır. Liselerin en verimli şekilde denetlenmesine ilişkin müdür ve eğitim denetmeni
görüşlerine yer verilmiştir.
Milli
Eğitim Bakanlığının yaptığı değişikliklerle ilköğretim müfettişlerinin
yetkilerini ve teşkilattaki rolünü yükseltmiştir.
Eğitim
müfettişleri liselerin kurum teftişinde belki az sayıda sorunla
karşılaşacaklar, ancak öğretmen teftişinde alan uzmanı olmadıkları branşlarda
bir kısım zorluklarla karşılaşacaklardır. Teftiş sürecinin başlamasıyla bu
sorunlar daha belirgin ve net ortaya çıkacaktır ve gerekli düzenlemelerle en
uygun hale gelecektir.
Henüz
kısmen başlamış olan lise teftiş sürecinde, eğitim denetmenlerinin ve okul müdürlerinin
problem, eksiklik, beklenti, endişelerine yönelik öngörülerini belirlemek
amacıyla ilgili okul müdürleri ve eğitim müfettişlerinin görüşleri alınarak
ortaya çıkabilecek sorunları ve çözüm önerilerini belirlemektir.
Bu çalışma, verilerin nitel yöntemlerle elde edildiği betimsel bir
çalışmadır. Çalışmada olgu bilim deseni kullanılmıştır. Olgu bilim deseni
farkında olduğumuz ancak derinlemesine ve ayrıntılı bir anlayışa sahip
olmadığımız olgulara odaklanmaktadır. Bu tümüyle bize yabancı olmayan aynı
zamanda tam anlamıyla kavrayamadığımız olguları araştırmak için kullanılır(Yıldırım
ve Şimşek, 2008:72).
Araştırmanın
çalışma grubunu, Kahramanmaraş il merkezinde görev yapan on iki lise müdürü ve
Kahramanmaraş ve Adıyaman’da görev yapan on beş eğitim denetmeninin görüşlerine
başvurulmuştur. Müdürlerin biri bayan diğerleri erkektir, yaşları kırk yaş
üzerindedir, iki müdür meslek lisesi diğerleri anadolu ve genel lise
yöneticisidir. Müfettişlerin müfettişlik kıdemleri 4-19 yıl, mesleki kıdemleri
ise 12-38 yıl aralığındadır. Tamamı erkektir. Branşları ise 8’i sınıf
öğretmenliği, 3’ü PDR(rehber) öğretmen, 2’si din kültürü, 1’i Türk dili ve edebiyatı
ve 1’i sosyal bilgiler öğretmenliği alanındadır.
Veriler görüşme tekniği
kullanılarak, araştırmacılar tarafından geliştirilen açık uçlu sorulardan
oluşan bir form ile elde edilmiştir. Formda 9 temel soru yer almıştır. Veri
toplama aracı oluşturulurken, Lise müdürlerinin ve eğitim denetmenlerinin
denetimler sırasında karşılaşabilecekleri olumsuzluklar belirlenmeye çalışılmıştır. Bazı sorular lise
müdürlerine ve il denetmenlerine ayrı ayrı sorulmuş, bazıları ise ortak olarak
yöneltilmiştir.
1- 25/8/2011
tarih ve 652 sayılı KHK’nin ilgili maddeleri ile görev ve yetki alanınızın
artması iş yoğunluğunuzun artmasına fazla mesai yapmanız sizi nasıl etkileyecektir,
değerlendiriniz.
2- Liselerin denetimi konusunda hizmetiçi eğitime ihtiyacınız olup- olmadığını değerlendiriniz.
3- Lisede çalışan öğretmenlere Alan bilgisi yönünden denetim ve rehberlik, yapabilme durumunuzu-yeterliliğinizi değerlendiriniz. .
4- Görev ve yetki alanınıza Lise denetiminin de eklenmesini iş yoğunluğu açısından değerlendiriniz.
5- Liseleri öğretmen ve Kurum denetimini yapmak için mevcut yönetmelik, form, vb, yeterliliğini değerlendiriniz.
6- Liselerin en verimli şekilde denetlenmesine ilişkin görüşleriniz nelerdir, Lise denetimleri nasıl olmalıdır.
7- 652 Sayılı KHK. İle lise denetimlerinden il eğitim denetmenleri yetkili kılınmıştır. Dolayısıyla denetimler sırasında karşılaşılabilecek sorunlar nelerdir.
2- Liselerin denetimi konusunda hizmetiçi eğitime ihtiyacınız olup- olmadığını değerlendiriniz.
3- Lisede çalışan öğretmenlere Alan bilgisi yönünden denetim ve rehberlik, yapabilme durumunuzu-yeterliliğinizi değerlendiriniz. .
4- Görev ve yetki alanınıza Lise denetiminin de eklenmesini iş yoğunluğu açısından değerlendiriniz.
5- Liseleri öğretmen ve Kurum denetimini yapmak için mevcut yönetmelik, form, vb, yeterliliğini değerlendiriniz.
6- Liselerin en verimli şekilde denetlenmesine ilişkin görüşleriniz nelerdir, Lise denetimleri nasıl olmalıdır.
7- 652 Sayılı KHK. İle lise denetimlerinden il eğitim denetmenleri yetkili kılınmıştır. Dolayısıyla denetimler sırasında karşılaşılabilecek sorunlar nelerdir.
1- Liselerin kurum resmi işlerin(yazı,
Öğrenci, personel, hesap, okul aile b., Taşınır Mal işleri vb.) denetlenmesinde
il eğitim denetmenlerinin yeterliliğini değerlendiriniz. .
2- Liselerin denetimi konusunda hizmetiçi eğitime ihtiyacınız olup-olmadığını, değerlendiriniz.
3- Lise öğretmenlerinin alan bilgisinin denetlenmesinde il eğitim denetmenlerinin yeterli olup-olmadığını değerlendiriniz. .
4- Lise okul müdürlerinin il eğitim denetmenleri tarafından denetlenmesinin uygunluğunu değerlendiriniz?
5- Liseleri öğretmen ve Kurum denetimini yapmak için mevcut yönetmelik, form, vb, yeterli olup-olmadığını, değerlendiriniz? .
6- Liselerin en verimli şekilde denetlenmesine ilişkin görüşleriniz nelerdir, lise denetimleri nasıl olmalıdır?
7- 652 Sayılı KHK. İle lise denetimlerinden il eğitim denetmenleri yetkili kılınmıştır. Dolayısıyla denetimler sırasında karşılaşılabilecek sorunlar nelerdir?
2- Liselerin denetimi konusunda hizmetiçi eğitime ihtiyacınız olup-olmadığını, değerlendiriniz.
3- Lise öğretmenlerinin alan bilgisinin denetlenmesinde il eğitim denetmenlerinin yeterli olup-olmadığını değerlendiriniz. .
4- Lise okul müdürlerinin il eğitim denetmenleri tarafından denetlenmesinin uygunluğunu değerlendiriniz?
5- Liseleri öğretmen ve Kurum denetimini yapmak için mevcut yönetmelik, form, vb, yeterli olup-olmadığını, değerlendiriniz? .
6- Liselerin en verimli şekilde denetlenmesine ilişkin görüşleriniz nelerdir, lise denetimleri nasıl olmalıdır?
7- 652 Sayılı KHK. İle lise denetimlerinden il eğitim denetmenleri yetkili kılınmıştır. Dolayısıyla denetimler sırasında karşılaşılabilecek sorunlar nelerdir?
Sorular
alan uzmanları tarafından gözden geçirilmiştir. Bu çalışmada açık uçlu sorular
kullanılarak araştırmaya katılanlara daha fazla kendilerini ifade etmeleri
sağlanmıştır. Bu şekilde daha objektif olarak sorunların kaynağı tespit
edilmeye çalışılmıştır. Araştırmaya katılanlara araştırmanın amacı, soruların
anlaşılması adına çeşitli açıklamalar yapılmıştır?
Veriler, betimsel analiz yoluyla ele
alınarak çözümlenmeye ve yorumlanmaya çalışılmıştır. Veriler, görüşme sırasında
kayıt edilerek ve not tutularak yapılmıştır. Öncelikle kayıtlar ele alınmış ve
yazıya dökülmüştür. Yazıya dökülen veriler ve bireysel görüşmeler bittikten
sonra kayıtlar incelenerek kontrol edilmiştir.
Elde edilen veriler araştırma
sorularının ortaya koyduğu temalar çerçevesinde düzenlenmiş, özetlenmiş ve
yorumlanmıştır. Açıklamalarda neden sonuç ilişkisine bakılmış ve bulgulara
ilişkin sonuçlar ortaya konulmaya çalışılmıştır(Yıldırım ve Şimşek, 2008:224).
Veriler analiz edilirken direk alıntılarla desteklenmiş ve her lise müdürüne M1,
M2,… ve eğitim denetmenlerine de D1, D2,… gibi kodlar verilmiştir.
Araştırmaya ilişkin elde edilen
bulgular betimsel analiz yöntemine göre ele alınmış ve aşağıda yorumlanmıştır.
Bu
temada, 25/8/2011 tarih ve 652 sayılı KHK’nin ilgili maddeleri ile görev ve
yetki alanınızın artması iş yoğunluğunuzun artmasına fazla mesai yapmanızı
nasıl etkilediğini değerlendiriniz. Sorusuna ilişkin
bulgular ve il denetmenlerinin görüşleri ele alınmıştır. Bu temaya ilişkin
bulgular genel olarak şöyledir:
Denetmenlerden on ikisi iş
yoğunluklarının arttığını, birçok konuda mevzuat bilgisine sahip olmaları
gerektiğini söylemişlerdir. Diğer bir kısmı da, mutat yapılan diğer çalışmalar gibi lise
denetimleri de yapılabilir görüşünü ifade etmişlerdir. Aynı kurumları hem bakanlık hem de il eğitim
denetmenlerinin denetleyecek olmaları çift başlılık olarak değerlendirilebilir.
Sınıf öğretmenliği branşından, yedi
yılı müfettişlik, yirmi yıl kıdeme sahip, İl eğitim denetmeni D11 bu temaya
ilişkin şunları ifade etmiştir: “652
sayılı KHK. üzerinde tartışılmadan aniden tepeden inme yapıldığı için
ilgililerce kabul görmedi. Kanunla ilgili ayrıntılı yönetmelik ve yönerge
çıkartıldığında iş yoğunluğumuzun artacağı kesindir.”
Öne çıkan diğer durum ise, PDR(rehberlik)
branşından, on altı yılı müfettişlik, yirmi yedi yıl kıdeme sahip, İl eğitim
denetmeni D9 tarafından şöyle ifade edilmiştir: “görev yoğunluğumuzun artmasıyla birlikte görev alanlarımızla ilgili
yapılacak çalışmaları kapsayan yönergenin hazırlanmaması, sistemin yeni görev
alanlarındaki iki başlı denetimi sürdürmesi problemlere neden olmaktadır.”
Diğer bir katılımcı sınıf öğretmenliği branşından, on beş yılı müfettişlik, yirmi bir yıl kıdeme sahip, il eğitim denetmeni D1 bu temaya ilişkin şunları ifade etmiştir: “Görev alanımızda bulunan tüm kurumların mevzuatını, işleyişini bilmek açısından zorlanacağız.”
Diğer bir katılımcı sınıf öğretmenliği branşından, on beş yılı müfettişlik, yirmi bir yıl kıdeme sahip, il eğitim denetmeni D1 bu temaya ilişkin şunları ifade etmiştir: “Görev alanımızda bulunan tüm kurumların mevzuatını, işleyişini bilmek açısından zorlanacağız.”
Bu
temada, okul müdürleri ve il eğitim denetmenleri
liselerin denetimi konusunda kendilerinin hizmetiçi eğitime ihtiyaçları olup
olmadıklarını değerlendiriniz. Sorusuna ilişkin bulgular ve yorumlar
ele alınmıştır.
İl eğitim denetmenlerinden sekizi
hizmetiçi eğitime ihtiyaçları olduğunu, yedisi ise hizmetiçi eğitime
ihtiyaçları olmadığını belirtmişlerdir. Okul müdürlerinden dokuzu hizmetiçi
eğitime ihtiyaçları olduğunu, üçü ise hizmetiçi eğitime ihtiyaçları olmadığını
belirtmişlerdir.
Bu
temaya ilişkin bulgulara bakıldığında genel olarak ifade edilen görüşler şu
şekildedir:
Sınıf
öğretmenliği branşından, yedi yılı müfettişlik, yirmi yıl kıdeme sahip, il
eğitim denetmeni D11 bu temaya ilişkin şunları ifade etmiştir: “Türkiye geneli anlamlı, verimli, kriterleri
belli olan çok ayrıntılı ve sağlam bir hizmetiçi eğitime ihtiyacımız var”
Sınıf öğretmenliği branşından, altı
yılı müfettişlik, on dokuz yıl kıdeme sahip, il eğitim denetmeni D14 bu temaya
ilişkin şunları ifade etmiştir: “Döner
sermaye, muhasebe iş ve işlemleri ile ilgili olabilir.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı M6 şunları ifade etmiştir: “Hizmetiçi
eğitimin her türlüsü okulu daha iyi yönetmeye katkı sağlar. Denetim konusunda
düzenlenecek olan eğitim de bu türde ilk hizmetiçi eğitimim olur.”
Bu temaya ilişkin bir başka katılımcı
M11 şunları ifade etmiştir: “kesinlikle
hizmetçi eğitime ihtiyaç vardır. Denetleyen ve denetlenen için durum aynıdır.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı M12 şunları ifade etmiştir: “İş
ve işlemlerin daha düzenli bir şekilde yürütülmesine yönelik genel ve güncel
eğitimler verilirse çok iyi olur. Bir kimse ne kadar tecrübeli olursa olsun beş
yılda bir hizmetiçi kursa alınmalıdır.”
Hizmetiçi eğitime gerek olmadığını
belirten görüşleri şöyledir; Sınıf öğretmenliği branşından, sekiz yılı
müfettişlik, on dokuz yıl kıdeme sahip, İl eğitim denetmeni D12 bu temaya
ilişkin şunları ifade etmiştir: “Bizler
idari denetim yaptığımız için denetimler konusunda herhangi bir problemle
karşılaşacağımızı düşünmüyorum. Hizmetiçi eğitime ihtiyacımız yoktur.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı M2 şunları ifade etmiştir: “Denetlenecek
kriterler belli olduğu için hizmetiçine gerek yok. Ancak her müdür mali işleri
bir muhasebeci gibi bilemez bu konuda muhasebeye bakan memurun iyi yetişmesi
şart.”
Bu temaya ilişkin bir başka katılımcı
M8 şunları ifade etmiştir: “ilgili
mevzuatları gözden geçiren bir lise öğretmeni/idarecisinin hizmetiçi eğitime
ihtiyacı yoktur.”
Denetmenlerin ve okul müdürlerinin
az bir kısmı ilgili mevzuat ve yönetmeliklerin dikkatli incelenmesi sayesinde
problem yaşanmayacağı ve hizmetiçi eğitime ihtiyaç olmadığını görüşündedirler.
Denetmenlerin ve okul müdürlerinin büyük bir kısmı ilgili mevzuat ve
yönetmeliklerin doğru anlaşılması ve farklı yorumlamalara meydan verilmemesi
için hizmetiçi eğitime kesinlikle ihtiyaç olduğu görüşündedirler.
Lise öğretmenlerinin alan bilgisinin
denetlenmesinde il eğitim denetmenlerinin yeterliliğini, okul müdürleri tarafından
değerlendirilmesi ve il eğitim denetmenlerinin kendi öz değerlendirmelerini
sorgulamaya çalıştık. Bunlara ilişkin bulgular ve görüşler ele alınmıştır.
Eğitimin belirlenen
amaçlarına sınıf içinde yapılan etkinliklerle ulaşılabilir. Bu nedenle
sınıf içinde olup biten olayların zaman zaman görülmesi, incelenmesi,
denetlenmesi gerektiğini söyleyebiliriz. Öğretmenin sınıf içerisindeki iletişim
becerilerinden, kazanımları gerçekleştirme düzeylerine, öğretim ilke ve
yöntemleri kullanma şeklinden, sınıftaki rehberlik çalışmalarına, sınıf
disiplininden, sınıftaki demokratik tutum ve davranışlarına, grup
çalışmalarından öğrencileri bireysel destekleme becerilerine kadar sınıfta
yaşanan süreçlerin etkililik ve verimliliğinin gözlenmesi, değerlendirilmesi ve
raporlanması gerektiği söylenebilir. Yapılan bu çalışmalar her ne kadar uzaktan
ve dışarıdan bakıldığında gereksiz veya angarya gibi gözükse de eğitim öğretim
sisteminin somut ve tarafsız dönüt aldığı, eksiklerini tespit ettiği,
performansını değerlendirdiği, sistemin üst birimlerini bilgilendirmek
suretiyle yeni hedefler belirlenmesine yardımcı olduğu önemli birimlerden
birinin müfettişlerin hazırladığı rehberlik ve denetim raporları olduğu
söylenebilir(Sarıçam, 2007:5).
Öne çıkan iki görüşten birisi
denetmenlerin öğretmenin alan bilgisini değil, formasyon, sınıf içi iletişim,
öğretme yöntem ve teknikleri kullanma vb. gibi etkinlikleri değerlendirdikleri
belirtmişlerdir. Diğer bir kısım ise öğretmenlerin denetiminde amaç rehberlik
olduğu için mutlaka alan branşı aynı olan müfettişler tarafından denetlemenin
doğru olacağını söylemişlerdir.
Bu
temaya ilişkin bulgulara bakıldığında genel olarak ifade edilen görüşler şu
şekildedir:
Bu temaya
ilişkin D13 şunları ifade etmiştir: “Eğitim öğretim yönünden yeterlilikleri
yönüyle denetim yapılıyor. Branş denetimi yapmıyoruz.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı D10 şunları ifade etmiştir: “Alan bilgisi öğrenci yeterliliği (bilgi
yükü) içindir. Asıl olan; öğretmenin eğitim formasyonudur. Bunlar derse
hazırlık, sunum, öğrenciyle etkileşim, değerlendirme, vb. biz bunlara bakarız.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı D14 şunları ifade etmiştir: “Uygulamanın şu an için erken olduğunu
düşünüyorum. Yeteri kadar her branştan müfettiş alımı yapıldığında alan
öğretmenlerinin denetimi ve rehberliği yapılabilir.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı M8 şunları ifade etmiştir:” Orta öğretim müfredatı farklı olduğu ve
her branştan denetmen ilde bulunmadığı için eksik kalıyor..” .
Bu temaya ilişkin bir başka katılımcı M6 şunları ifade etmiştir: “Bu konu yıllardır tartışma yaratan bir konu olup derste öğretmenin duruş ve öğretim şekli açısından değerlendirildiğinde alanın önemi yok, ancak alan müfettişi olması daha faydalı olacağı kanaatindeyim.”
Bu temaya ilişkin bir başka katılımcı M6 şunları ifade etmiştir: “Bu konu yıllardır tartışma yaratan bir konu olup derste öğretmenin duruş ve öğretim şekli açısından değerlendirildiğinde alanın önemi yok, ancak alan müfettişi olması daha faydalı olacağı kanaatindeyim.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı M11 şunları ifade etmiştir: “İl eğitim denetmenlerinin büyük bir kısmı
sınıf öğretmenliği alanına sahip olduğu için, ya da bu güne kadar ilköğretim
seviyesinde denetim yaptıklarından lise alan bilgisi denetleme ve rehberliğinde
sıkıntılar oluşacaktır.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı M12 şunları ifade etmiştir: “Alan ve branş değişikliklerinin yoğun bir
şekilde yaşandığı ülkemizde, iki üç haftalık kurslarla veya kişilerin
tercihiyle öğretmen her türlü alana geçiyor. Eğitim denetmenleri açısından bir
problem olacağını düşünmüyorum. Sonuçta herkes kendi işini en iyi şekilde
yapacaktır.”
Genel olarak lise branş
öğretmenlerinin formasyon ve sınıf içi etkinliklerinin denetlenmesi uygudur ve
bu sürece zamanla alışılacaktır. Bununla beraber ilgili alandan olmayan bir
müfettişin tavsiye ve rehberlik yaklaşımları branş öğretmenleri tarafından zor
kabul edilecektir. Bu konuda aşılması zor bir önyargı vardır.
Lise okul müdürlerinin il eğitim
denetmenleri tarafından denetlenmesini değerlendiriniz. Sorusuna okul müdürleri
tarafından verilen cevaplar ele alınmıştır.
Bu temaya ilişkin M11 şunları ifade etmiştir: “Lise okul müdürlerinin il eğitim denetmenlerince denetlenmesi şu an
için uygun değildir. Çünkü hem lise müdürleri denetlenmeyi kabullenmekte
zorlanacak, hem de il eğitim denetmenleri lise müdürlerine rehberlik etmekte
yetersiz kalacaklardır.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı M5 şunları ifade etmiştir: “ Uygun olmadığını düşünüyorum. İl eğitim
denetmenleri öncelikle denetim yapacakları kuruma ait maddeleri uzun yıllar
bolca tecrübe edindikten sonra yapmalıdır.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı M6 şunları ifade etmiştir: “Okul denetimine haiz kişinin okulun tüm
birimlerini denetlemesi normal bir durumdur, aksi yanlıştır.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı M2 şunları ifade etmiştir: “Rehberlik amaçlı olmak kaydıyla olumludur.
Zira yerinden denetim hem daha maliyetsiz hem de iletişim daha kolay olur.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı M3 şunları ifade etmiştir: “Ben doğru bulmuyorum. Çünkü müfettişlerin
çoğu tanıdık. Böyle olması denetimin sağlıklı olmasını engelleyecektir.”
Bu
temada
Liselerin kurum resmi işlerin(yazı,
Öğrenci, personel, hesap, okul aile birliği, Taşınır Mal işleri
vb)denetlenmesinde il eğitim denetmenlerinin yeterliliğini değerlendiriniz.
Sorusu yalnız okul müdürlerine yöneltilmiştir.
Bu temaya ilişkin bulgular genel
olarak şöyledir: Bu süreç henüz yeni başladığı için il eğitim denetmenleri
yetersizdir. Özellikle taşınır mal işlemleri, döner sermaye işlemleri, işletmeler
ve koordinatörlük gibi hususlar da, zamanla il denetmenlerinin yeterlilikleri
artacaktır.
Bu
temaya ilişkin bulgulara bakıldığında genel olarak ifade edilen görüşler şu
şekildedir:
Okul müdürü M6 “Denetleme amaçlı değil de, rehberlik amaçlı gelindiğinde il eğitim
denetmenleri yeterli donanıma sahip kişiler olup mevzuata uygunluğu daha iyi
yorumlayıp sunabiliyorlar,” şeklindedir.
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı M9 şunları ifade etmiştir: “Liselerin genel resmi işlemleri ile ilgili
müfettişlerin kendilerini konu ile ilgili geliştirmeleri/bilgi sahibi olmaları
durumunda olabilir,” yorumunu yapmıştır.
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı M3 şunları ifade etmiştir: “Şu an yeterli olduklarını sanmıyorum. Ancak
il eğitim denetmenlerimizi bir eğitim süzgecinden geçirirlerse çabuk
öğrenirler,” şeklindedir.
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı M8 şunları ifade etmiştir: “İlk ve ortaokul mevzuatıyla lise mevzuatı
farklı olduğu için, hali hazırdaki denetmenlerin bu denetimi yapmakta yetersiz
olduğunu düşünüyorum,” şeklindedir.
Lise müdürlerinin bir kısmı şuan
için il eğitim denetmenlerinin yetersizliğini öne sürdükleri görülüyor. Süreç
devam ederken karşılıklı anlayış ile il denetmenlerinin bu alandaki tecrübeleri
artacak ve denetimler normal seyrine gelecektir.
6.Tema: Lise Denetiminin Eklenmesi:
Görev ve yetki alanınıza Lise
denetiminin de eklenmesini değerlendiriniz. Sorusuna il eğitim denetmelerinin
verdiği cevaplar su şekildedir.
Bu
temaya ilişkin bulgulara bakıldığında genel olarak ifade edilen görüşler şu
şekildedir: Denetmenlerin büyük bir kısmı, denetimlerin tek elde toplanması, ekonomiklik,
daha sık rehberlik yapabilme adına, liselerin denetleme alanlarına dahil
olmasını olumlu olarak değerlendirmişlerdir.
Bu temaya ilişkin D10 şunları ifade etmiştir: “Doğru buluyorum. MEB’de yıllardır var olan çift başlı denetim sistemi kalkmalıdır.
İlköğretim ve Liselerin farklı birimlerce denetlenmesi çağdaş denetim
felsefesine ve ekonomiklik ilkelerine aykırıdır. Teftiş sistemi birleşmeli tek
çatıda, tek elden koordine edilmelidir.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı D8 şunları ifade etmiştir: “Liselerin daha sık denetimleri etkinlik ve
nitelik olarak katkı sağlayacaktır.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı D1 şunları ifade etmiştir: “İş yoğunluğumuzu arttırdı, bu kurumların
işleyişini, mevzuatını bilmediğimiz için zorlandık. Ancak bu kurumlar, sık
aralıklarla denetlenmelidir.”
Bu
temada;
Liselerin öğretmen ve kurum denetimini
yapmak için mevcut yönetmelik, form, vb, yeterliliğini değerlendiriniz.
Sorusu ilişkin okul müdürleri ve il eğitim denetmenlerinin görüşlerine yer
verilmiştir.
Bu temaya ilişkin bulgulara
bakıldığında genel olarak ifade edilen görüşler şu şekildedir: il eğitim
denetmenlerinin büyük bir kısmı mevcut formların yetersizliğini ve
güncellenmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Lise müdürlerinin büyük bir kısmı
ise mevcut yönetmeliklerin yeterli olduğunu önemli olanın doğru okunup doğru
yorumlanması gerektiğini belirtmişlerdir.
Bu temaya ilişkin D15 şunları ifade
etmiştir: “Orta okulların(ilköğretim müfettişlerine)
bağlanmasında olduğu gibi zamanla yeterlilik oluşacaktır.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı D11 şunları ifade etmiştir: “Sınıf
öğretmenliği branşından gelen bir müfettiş olarak yeterli görmüyorum.”
Bu temaya ilişkin bir başka katılımcı
D10 şunları ifade etmiştir: “Bu konuda
yeterli mevzuat ve form çalışması yok. Derhal bu koyla ilgili form ve örnek
denetim çalışması yapılmalı.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı D9 şunları ifade etmiştir: “Mevcut
formlar yeterli değildir. Acilen düzenlenmelidir.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı M4 şunları ifade etmiştir: “Mevcut
mevzuat yeterli olabilir, ancak denetmenlerin kendilerini yenilemeleri
önemlidir.”
Bu temaya ilişkin bir başka
katılımcı M11 unları ifade etmiştir: “Liselerde
öğretmen ve kurum denetimi için yönerge ve denetim formu şu an yoktur.”
Bu
temada;
Liselerin en verimli şekilde denetlenmesine ilişkin görüşleriniz (Lise
denetimleri nasıl olmalıdır). Sorusu
ilişkin okul müdürleri ve il eğitim denetmenlerinin görüşlerine yer
verilmiştir.
Bu temaya ilişkin bulgulara
bakıldığında genel olarak ifade edilen görüşler şu şekildedir: liseleri kurum
ve öğretmen denetimleri rehberlik amaçlı olmalıdır, herkes ve her kurum için
aranacak nitelikler sorulacak evraklar belli olmalıdır. Denetimlere 1-2 hafta öncesinden
haber verilmelidir, yeterli sayıda branş denetmeninin olması, her öğretmen
yerine okul müdürünün önerdiği öğretmenlerin rehberlik denetimi yapılabilir, şeklindeki
görüşler öne çıkmaktadır. Bu temaya
ilişkin D5 şunları ifade etmiştir: “Yeterli
sayıda branş müfettişi alınmalı, müfettişlerin görevlerini etkin ve verimli bir
şekilde yapmasını sağlayacak, nitelik, statü, yetki ve özlük hakları
verilmelidir.”
Bu
temaya ilişkin bir başka katılımcı D11 şunları ifade etmiştir: “Lise denetimleri bu alandan gelmiş
müfettişler yoluyla hizmetiçi eğitimden geçirilerek yapılabilir. Aynı zamanda
liseleri denetleyecek teftiş grubunun öğretmen rehberlik denetimi ve idari denetim
olarak ayrılması yetiştirilmesi ve yapılanması daha doğru olur.”
Bu
temaya ilişkin bir başka katılımcı D9 şunları ifade etmiştir: “Halihazırda idari denetim şeklinde yürütülen
çalışmaların öğretmenlerin de denetimini kapsayacak şeklinde yapılması, öğretmenin
mesleki gelişiminin değerlendirileceği bir denetim sisteminin yürütülmesi
gerekir.”
Bu
temaya ilişkin bir başka katılımcı D1 şunları ifade etmiştir: “İdari ağırlıklı denetim yapılmalıdır.
Öğretmenlerle mevzuat-eğitim öğretim çalışmaları vb. konularda sık sık
toplantılar yapılmalı, öğrenci başarıları takip edilmesi, aksaklıklar varsa
istişarelerle sorunların çözüm yoluna gidilmelidir.”
Bu
temaya ilişkin bir başka katılımcı D4 şunları ifade etmiştir: ”İdari denetimler her yıl, ders denetimleri
alan denetmenlerince üç yılda bir yapılabilir.”
Bu
temaya ilişkin bir başka katılımcı M6 şunları ifade etmiştir: “Denetimlerde rehberlik ön sırada olmalıdır.
Denetlenecek okulunun yönetimi, denetim şekliyle, usulüyle, öğrenci karşısında
rencide edilmemelidir. İşte açığınızı, eksiğinizi yakaladım anlayışı yerine şu
eksiğinizi şu şekilde giderirseniz daha iyi olur şeklinde öneriler
sunulmalıdır. Okul müdürünün yetersiz bulduğu öğretmenlerin daha iyi
denetlenerek, onların eğitim öğretime katkılarının arttırılması yönünde
çalışmalar yapılabilir.”
Bu
temaya ilişkin bir başka katılımcı M11 şunları ifade etmiştir: “Denetimlerde en önce bir denetleme
yönergesi ve denetleme formu olmalı, denetlenecek olan kendisine nelerin
sorulacağını bilmelidir. İdari denetimler yolsuzluk, zimmet ihmal vb. yüz
kızartıcı durumlar dışında rehberlik amaçlı olmalıdır. Sınıf öğretmen
denetiminde denetleyen ile denetlenen aynı alan bilgisine sahip olmalı ve yine
rehberlik amaçlı olmalıdır. Öğretmenlerin alan denetimi en geç üç yılda bir
yapılmalı ve öğretmenin tayin ve terfiinde etkili olmalıdır.”
Bu
temaya ilişkin bir başka katılımcı M8 şunları ifade etmiştir: “Her denetmen genelde kendine uygun gelen
yahut kendi yaptığı şekilde uygulamalar ister. Aslında mevzuata göre
yapılacaklar bellidir. Tavsiye niteliğinde de olsa şunu şöyle yap, bunu böyle
yap diyerek, kendi uygulamalarını dayatmaları doğru olmuyor.”
Bu temaya
ilişkin bir başka katılımcı M7 şunları ifade etmiştir: “Mesleki eğitimle ilgili denetimler için mutlaka mesleki mevzuata çok
iyi hakim ve bu alanlardan eğitim denetmenleri yetişmesi gerekiyor.”
Bu
temaya ilişkin bir başka katılımcı M9 şunları ifade etmiştir: “İstenilen belge ve evraklar önceden tespit
edilmeli, denetim ve uygulamada birliktelik sağlanmalı, yoruma dayalı denetleme
olmamalıdır. Eksik veya yanlış aramaktan ziyade pozitif bir yaklaşımla yapıcı
ve rehberlik ön planda olmalıdır.”
Bu
temaya ilişkin bir başka katılımcı M3 şunları ifade etmiştir: “il eğitim denetmenleri gerekli eğitim
seminerlerinden geçirilmesi gerekir. İl eğitim denetmenleri açık aramaktan çok rehberlik
konusunda yardımcı olmaları gerekir. Bu işi yaparken sert üslup ve emrivaki
beyanları ile bizi strese sokuyorlar. Davranışsal olarak daha nazik ve güven
verici olmalarını istiyorum.”
Bu
temaya ilişkin bir başka katılımcı M2 şunları ifade etmiştir: “Denetime gelen müfettişler geleceğini en az
bir hafta önceden okul idaresine bildirilirse iyi olur. Zira hazırlık yapılmış,
denetlenecek konular gözden geçirilmiş olur. Zaten denetimden amaç idarenin
eksiklerini bulmak değil, iş ve işlemlerin yönetmelikler çerçevesinde olmasına
katkı sağlamaktır. Bununla beraber müfettişlerin üsluplarının emredici değil,
daha nazik ve kibar davranmaları iletişimi güçlendirecek ve okul idaresini
rahatlatacaktır.”
Bu temada; 652 Sayılı KHK. İle lise denetimlerinden il eğitim denetmenleri
yetkili kılınmıştır. Dolayısıyla denetimler sırasında karşılaşılabilecek
sorunlar nelerdir. Sorusu
ilişkin okul müdürleri ve İl Eğitim Denetmenlerinin görüşlerine yer
verilmiştir.
Bu
temaya ilişkin bulgulara bakıldığında genel olarak ifade edilen görüşler şu
şekildedir: Genel olarak il eğitim denetmenleri hizmetiçi eğitimden geçtikten
sonra birkaç yıl tecrübe kazandıktan sonra sorunlar giderek azalacaktır. Ancak
branş öğretmenlerinin alan denetimlerinde, öğretmenlerin ön yargıları ve farklı
branştan müfettişleri kabullenmeleri çok zor gözüküyor.
Bu
temaya ilişkin D11 şunları ifade etmiştir:
“Alt yapı olmadan, ayrıntılı mevzuat(yönetmelik-yönerge) olmadan yapılması,
ayrıca hizmetiçi eğitimden geçirilmesi, gerekliliği ve önemi konusunda ikna ve
teşvik olmadan doğru olmaz. Hem denetleyen müfettişler hem de denetlenenler
kabul görmez.”
Bu temaya
ilişkin bir başka katılımcı D8 şunları ifade etmiştir: Lise öğretmen ve idarecilerinin, il eğitim denetmenlerine karşı olumsuz
tutumları, il eğitim denetmenlerinin, lise müfredat ve uygulamalarına biraz
yabancı olmaları”
Bu
temaya ilişkin bir başka katılımcı M11 şunları ifade etmiştir: “İl eğitim denetmenlerinin tutumları kırıcı
ve incitici olabilmektedir. Buna alışkın olmayan lise yönetici ve öğretmenleri
ile çatışmaları yüksek ihtimaldir. Alan/branş bilgileri yeterli olmadığından
sınıf-öğretmen denetiminde zorlanacaklar ve çatışma çıkabilecektir.”
Bu
temaya ilişkin bir başka katılımcı M7 şunları ifade etmiştir: “Bilgi yetersizliğinden tecrübe
eksikliğinden ve yöntem yanlışlıklarından şeklen bir denetim olur. Denetimler
istenilen amaca uygun olmaz.”
Bu
temaya ilişkin bir başka katılımcı M3 şunları ifade etmiştir: “İl denetmenleri liseler için yeterli
değildir. İl denetmenleri davranışsal olarak görev yapan bizleri strese
sokuyorlar. Pat diye geliyorlar eller yukarı der gibi oluyor. İnsanların, ne
yaptınız, ne açığınız var ki, kimin için geldiler diye sorularıyla
karşılaşıyoruz.”
Bu
temaya ilişkin bir başka katılımcı M2 şunları ifade etmiştir : “Bakanlık müfettişlerince yapılan
denetimlerde sorunlar oluyorsa il denetmenlerinde de olur. Bunun bir farkının
olacağını düşünmüyorum. Zira bakanlık müfettişleri de ildeki denetmenlerde
lisans mezunu olup, belli bir kurs ve seminerden geçtikten sonra müfettiş
oluyorlar. Yapıcı üslup, kaliteli iletişim ve rehberlik ön planda olmalıdır.”
Bu
temaya ilişkin bir başka katılımcı M10 şunları ifade etmiştir: ”Herhangi bir sorunla karşılaşılacağını
düşünmüyorum. Sadece meslek liselerinin meslek derslerinin denetiminde sorun
yaşanılacağını düşünüyorum.”
Bu
temaya ilişkin bir başka katılımcı M1 şunları ifade etmiştir: “Meslek okullarının denetlenmesinde il eğitim
denetmenlik kadrolarına meslek dersi öğretmenleri alınıp da onlar tarafından
yürütülürse daha faydalı olacağı kanaatindeyim. Yapılacak çalışmalar denetim
değil de rehberlik havasında olursa daha faydalı olur ve bizlerde motive oluruz.”
SONUÇ, TARTIŞMA VE ÖNERİLER
Lise okul
müdürleri, okulların her şekilde denetlemesi gerektiğini belirtmişler ve il
eğitim denetmenlerinin bu denetimi yapmasını olumlu bulmuşlardır.
Lise okul
müdürlerinin il eğitim denetmenlerinden beklentileri şu şekildedir. Yapıcı
üslup ve iyi niyetli yaklaşımın olması gerektiğini belirten okul müdürleri, kurum
teftişinden 1-2 hafta önce okullara haber verilmelidir, istenilecek evrak-belgeler
önceden belli olmalı, denetleme formları güncellenmelidir. Denetmenlerin kurumsal
özelliğine göre mevzuata hakim olmalı ve uygulamalı olarak yardımcı olabilecek
düzeyde yetişmiş olmaları gerektiğini belirtmişlerdir. Ayrıca branş
öğretmenleri mutlaka branş denetmenleri tarafından denetlenmelidir. Bütün
öğretmenlerin denetlenmesine gerek olmadığına, okul müdürünün önerdiği yada
istekli olan öğretmenlere daha uzun süreli rehberlik yapılabilir. Eğitim
denetmeleri okul müdürleri ve öğretmenlere karşı daha yapıcı, iyi niyetli ve
rehberlik amaçlı yaklaşmalıdır. Ovalı, (2010:203) ilköğretim Müfettişleri bir
kurumda rehberlik çalışmalarına başlamadan önce Okul Yöneticileri ve
Öğretmenleri açısından hangi konularda rehberliğe ihtiyaç duyulduğunun
belirlenip, rehberlik ve teftiş gruplarına iletilmesi, rehberlik çalışmalarının
bu konulara ağırlık verilerek yapılması gerektiğini belirtmiştir.
Rehberliğe
ihtiyacı olan sınıf içi etkileşimi yetersiz olan öğretmenlere kendi okulunda
yada başka okulda zümre başkanlarıyla derse girme, ders dinleme şeklinde
tecrübeli olan zümre öğretmeninden işbaşında yetiştirme yardımı alınabilir. Zira
eğitim denetmeni iş yoğunluğu nedeniyle aktif olarak derse girmedikleri için
eğitim öğretim ortamından, sınıf ortamından biraz soğumuş ve uzaklaşmışlardır. Milli
Eğitim Bakanlığı Aday Memurlarının Yetiştirilmelerine ilişkin yönetmeliğe göre
müstakil sınıfa girmemesi gereken
öğretmen, öğretmene ihtiyaç bulunduğu sürece, müstakil sınıfa girmek ve asil
öğretmenin yapması gereken her görevi yerine getirmek zorundadır.
(T.D.2423,1995). Günümüzdeki uygulamalarda
da aday öğretmen göreve başladığı andan itibaren müstakil sınıf almakta ve
normal öğretmen olarak eğitim öğretim etkinliklerini sürdürmektedir. Normalde
aday öğretmenlerin bir yıl süreyle ders dinlemeleri gerektiğini biliyoruz. Ancak öğretmenlerimiz
deneme yanılma yoluyla yada kendi öğrenci- öğretmenlik dönemlerini model alarak kendilerine sınıf içi etkileşim
davranışlarını geliştirip uyguluyorlar.
Teftiş
edilen öğretmen ile teftişi gerçekleştiren eğitim denetmeninin branşlarının aynı
olması gerektiği(Demir, 2009:131) tarafından belirtilmiştir. Her branşta
denetmen istihdam edilmesi, öğretmenlerin daha rahat bir biçimde rehberlik ve
danışma hizmetlerinden yararlanabilmeleri için daha uygun olacağı (Şener, 2011:8),
(Uyanık, 2007:162) ve (Işık, 2010:154) tarafından da belirtilmiştir.
Ders
denetimi ve öğretmen denetimi kurumda bulunan tüm öğretmenler için
uygulanmasına gerek olmadığı söylenebilir. Mebsis incelemesi ve kurum
müdüründen alınan bilgilere göre gerekli görülen ve zorunlu olarak görülmesi
gerekenler ile yetiştirilmesi gerekenler ve yaptığı çalışmalarla emsallerinden
daha iyi ve farklı olanların derslerine girilmeli, notlar alınarak elektronik
ortamda denetim formu doldurulmalıdır. Böylece kurumda farklı çalışanların
ortaya koydukları güzellikleri başka kurumlara taşıma ve kurumdaki problem
noktalarına doğrudan ulaşılarak sorunların çözümüne gidilebileceği
söylenebilir. İşini ve çalışmalarını düzenli, doğru, yerinde yapan
öğretmenlerin teftiş ve denetimine zaman ve enerji harcamaya gerek olmadığını
söyleyebiliriz. Ancak öğretmen sınıfına girilmesini kendisi isterse, iş başında
yetiştirme ve rehberlik talebinde bulunursa o zaman istekli öğretmenlerle de
müfettiş çalışabilir. Öğretmenin yeterli olduğu konusunda Mebsis incelemesi,
sicil raporları, üst yönetimin olumlu görüşü ve kurum müdürünün olumlu görüşü
varsa böyle başarılı öğretmelerin teftiş ve denetimine ihtiyaç olmadığını
söyleyebiliriz. Denetim formları elektronik ortamda stajyer öğretmenler ve
kurum teftişi sonunda mucipli teftiş gerektiren öğretmenler için doldurulabilir.
Sınıflara girilerek yapılan bazı ders denetimine son verilebilir. Üstün
başarılı öğretmen, stajer öğretmen, başarısız öğretmen, vekil öğretmen, ek ders
karşılığı çalışan öğretmenler ile kendisi istekli olan öğretmenlerin ders
denetimi ve öğretmen denetimine en az iki ders saati olmak üzere (süreyi okul
müdürü ve eğitim müfettişi belirlemeli) rehberlik ve denetim amacı ile
girilebilir(Sarıçam,
2007:4).
Rehberlik ve iş başında yetiştirme konusunun çoğu zaman es
geçildiği yada yeterince zaman ayrılmadığı söylenebilir. Erdem, (2010:87) eğitim
denetmenlerinin çalışma alanındaki öğretmenlerin, ihtiyaç analizleri yapılmalı
ve öğretmenlere ihtiyaç duydukları alanlarda rehberlik ve iş basında yetiştirme
çalışması yapılmalıdır. Demir, (2009:133) denetim sırasında yeterli seviyede
verimli olmayan öğretmenleri uyarmalılar ve bu öğretmenlere verimli ders isleme
konusunda gerekli rehberliği yapmalıdırlar. Bu uyarıyı güler yüzle yapmalı ve öğretmeni
uyarırken onu kırmamaya dikkat etmeleri gerektiğini belirtmiştir.
Kurum
rehberlik ve denetiminin nasıl yapılacağı kanun-yönetmelik-yönerge şeklinde
mevzuattaki eksiklikler giderilerek güçlendirilebilir. Bu konuda il eğitim denetmenleri
hazırlıklı ve mevzuata hâkim olarak okullara gitmelidirler. Bu eksiklik
hizmetiçi eğitimlerle asgariye indirilebilir.
Eğitim öğretim sürecinin içinde olan
bizler dünkü bildiklerimizi az olarak değerlendirir ve öğrenmeye önem veririz.
Yenilenmeye açık bir zihnimiz vardır. Dolayısıyla hizmetiçi faaliyetler
bizlerin mesleki donanımızı yenileyecek ve artıracaktır. Okul müdürleri ve
denetmenlerin hizmetiçi eğitime olan ihtiyaçları olduğu ortak bir görüş olarak
belirtilmiştir. Kurumlar için eğitim denetmeni, bir esnafın muhasebecisini sık sık
arayıp danışması gibi başvuru kaynağı olmalıdır. Teftiş grupları gerektiğinde
uygulamalı olarak yapıp gösterecek, anlatıp tarif edecek, birlikte yaparak
öğretecek bir danışmanlık merkezi gibi olmalı ve bu şekilde çalışmalıdır. Resmi
işlerde tecrübe kazanabilmek için uygulamalı hizmetiçi eğitim yapılabilir.
Tecrübeli okul müdürleri ile eğitim denetmeleri birlikte çalışma yapılabilir. Tecrübeli
il denetmenleriyle de okul müdürleri birlikte çalışabilir. İllerde yapılacak
bir hizmetiçi seminere de müdürler ve denetmenler birlikte çağrılarak, nelerin
sorulacağı hangi evrakların isteneceği, dikkat edilmesi gereken hususlar
karşılıklı olarak birlikte değerlendirilebilir. Bu şekilde mevzuat
uygulamalarına ait farklı yorumlamalar ve anlaşılmalar daha az oluşacaktır.
Milli
Eğittim Bakanlığının eğitim öğretim sisteminde yer alan bakanından müsteşarına,
genel müdüründen il müdürüne, müfettişinden öğretmenine kadar tüm çalışanların
varlık gerekçesi öğrencilerin yaş gruplarına göre programlarda yer alan “kazanımların” gerçekleşmesi olduğunu
söyleyebiliriz. Eğer kazanımların gerçekleşmesinde eksiklikler varsa hatta
kazanımlar gerçekleşmiyorsa, mutfakta çalışan öğretmene verdiğimiz lojistik
destekte sıkıntılar olduğu söylenebilir. Bu anlamda okul müdürlerinin ve eğitim denetmenlerinin zaman zaman mutfağa geçerek
öğretmenle birlikte çalışması, öğretmene öğretim liderliği yaparak bir kazanımın nasıl gerçekleştirilmesi gerektiğini etkinlik yaparak örnek bir
uygulama ile model olarak göstermesi gerektiği söylenebilir(Sarıçam, 2007:4).
Erdem, (2010:87) denetimin daha objektif ve
herkes tarafından ortak bir anlayışla yerine getirilebilmesi için, teftiş
ölçütleri daha ayrıntılı olarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Işık,
(2010:154) kendini geliştiren öğretmen ve taklitçi, mesleki eskimişliğe uğramış
öğretmen ayrımını ortaya koyabilecek şekilde detaylı teftiş yapmaları bu teftiş
sonunda ise eksikleri giderici yerel hizmetiçi eğitim önerileri getirmeleri
gerektiği belirtilmiştir. Erdem, (2010:87) eğitim denetmenlerinin özel öğretim
kurumları mevzuatı ve teftişi ile ilgili yeterliliklerinin artırılması için
eğitim denetmenlerine bu alanlarda hizmetiçi eğitimin verilmelidir. Eğitim
denetmenlerine bilimsel araştırma yöntemi yeterliliklerinin kazandırılması için
hizmetiçi eğitim çalışması yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Öğretmenlerin evrak kontrollerini okul
müdür veya yardımcıları yapabilir. Bu sayede eğitim denetmeninin öğretmen
üzerindeki rolü Trafik Polisi gibi eksik-açık arama değil de doktor
yaklaşımıyla problem tespiti hastalık tedavisi moral-motivasyon yönlendirme iş
başında yetiştirme rolü ön plana çıkarılabilir. Işık, (2010:154) Teftişler
öğretmenler tarafından eksik bulmaya yönelik çalışmalar olarak hissedilmektedir.
Bu yanlış anlaşılma düzeltilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ovalı,
(2010:202) okul yöneticileri ve eğitim çalışanlarının, eğitim müfettişlerinin
sadece kusurları ortaya çıkaran bir denetleyici değil, ilk önce bir rehber
olduğunu algılamasına yönelik çalışmalar yapılması gerekmektedir. İlköğretim
Müfettişleri, öğretmenler ve yöneticiler için bir rehber görünümü çizdiğinde,
daha sıcak ve samimi bir yere sahip olabilir. İdareci, öğretmen ve müfettiş
arasındaki bu samimi ortam, tüm çalışmaları ve dolayısıyla eğitim-öğretim
kurumlarının başarısını olumlu yönde etkileyebileceğini belirtmiştir.
Okula ve sınıfa bir göz atıp, bir takım
evraklara bakarak mevzuatçı bir bakış açısı ile yapılan klasik bir denetim ve
teftişin günümüz eğitim anlayışına, pedagojisine, yenilenen programın ruhuna,
insan ilişkilerine cevap vermediğini söyleyebiliriz. Artık öğretmenlerimiz
afakî olarak, “ben idareciyken”, “ben öğretmenken” “biz eskiden”, “bizim
zamanımızda” diye başlayan konuşmalar ile idareci ve müfettişi zorlayan sorular
sorulduğu zamanda “mevzuatta ne diyordu” diyen yaklaşımlar istemediğini
mimikleriyle, hareketleriyle, konuşmalarıyla, toplantılarda, seminerlerde,
buralarda da fırsat bulamazlarsa internet ortamında çeşitli grup ortamlarında
açıkça ifade ettiklerini görmekteyiz. Oysa öğretmenler kendilerine bir vizyon
çizen, ders ile ilgili sorulara kaçamak değil doyurucu cevaplar veren,
programlı ve planlı çalışmayı özümsemiş, çeşitli kaynaklar öneren, gerektiğinde
örnek bir ders yapan yeniliklere açık, okulun dinamiklerini iyi bilen idareci
ve müfettişler istediklerini söyleyebiliriz(Sarıçam, 2007:5).
ilköğretim
müfettişlerinin genellikle lisans mezunu oldukları, bir kısmının lisans
tamamlama programından geçirildiği anlaşılmaktadır. Müfettişlerin eğitim
seviyesi ile öğretmenlerin eğitim seviyesi arasındaki farkın ilköğretim
müfettişleri lehine yüksekliği, yapılacak mesleki yardım ve rehberliği
etkileyecektir. Eğitim seviyesi olarak öğretmenlerden daha yüksek seviyede
olacak ilköğretim müfettişlerinin, öğretmenlerce rehberlik yardımı alınacak bir
otorite olarak görülmelerini ve benimsenmelerini sağlayacaktır. Bu nedenden
dolayı İlköğretim müfettişlerinin mevcut eğitim düzeyleri gözden geçirilerek,
eğitim bilimleri alanında lisansüstü bir eğitim almaları sağlanabilir(Ovalı,
2010:202).
Milli
Eğitim Bakanlığının ve İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin idareci ve
müfettişlerinin asli görevi olan öğretim liderliğini ön plana çıkarması ve
eğitim müfettişleri ve okul müdürlerinin birer öğretim lideri olarak
yetiştirilmesi, öğretmenlere sınıf içerisinde kırk dakikalık bir sürede bir
kazanımı etkinlik temelli olarak (yeniden yapılandırmacı eğitim felsefesine
uygun, aktif öğrenme, çoklu zekâ kuramı vb) dinamik bir sınıf ortamında nasıl
gerçekleştirileceğini uygulayarak “iş başında yetiştirme ve rehberlik”
yapacak şekilde yetiştirmeleri gerektiğini söyleyebiliriz(Sarıçam, 2007:5).
Sarıçam,
(2007:6) kurumu planlamaya alan eğitim denetmenleri
kurumun tüm personeli gibi sabah mesai saatinde kuruma gidebilir, kurumdan
birlikte ayrılabilir. Çünkü kurumda yaşanan süreçleri gözlemlemeden süreç ve
performans yönetimi ve denetiminden söz edemeyiz. Örneğin törenler dosyası,
belirli günler ve haftalar dosyası veya rehberlik ve sosyal etkinlikler ile
ilgili çalışmaları değerlendirmek için çalışmaları ve etkinlikleri gözlemek
veya aynı ortamda bulunmak gerektiği söylenebilir. Bunun dosya üzerinden
yapılmasının çok sığ kaldığını söyleyebiliriz. Işık, (2010:155) genel
manada sıradan bir görüntü çizen ancak teftiş zamanında çok fazla gayret sarf
ederek müfettişlerin gözüne giren öğretmenler mevcuttur. Eğitimin tüm girdileri
ve çıktıları ele alınarak eğitim sürecinde etkileyen konumunda olan değişkenler
göz önünde bulundurularak çok boyutlu bir teftiş sistemi geliştirilebilir.
İl
eğitim denetmenleri kendi içlerinde branşlaşarak şube ve bölümler
oluşturulabilir, bunlar, a) Kurum
denetimi(Meslek liseleri, Özel dersaneler, Rehabilitasyon merkezleri), b) Öğretmen Denetimi(alan öğretmenleri,
sınıf öğretmenleri), c) İnceleme-
soruşturma, d) Rehberlik vb.
şeklinde düşünülebilir.
Ovalı,
(2010:204) eğitim denetmenleri rehberlik, teftiş ve değerlendirme, inceleme ve
soruşturma olmak üzere dört farklı görevi birlikte yürütmektedirler. Bu
rollerden soruşturma rolü, rehberlik rolü ile çatışmaktadır. Bu nedenle
soruşturma rolünü üstlenecek müfettişler ile rehberlik rolünü üstlenecek
müfettişlerin ayrılması, çalışanları ve kurumun başarısını olumlu etkileyebilir.
Işık, (2010:156) öğretmenlerin, öğretmenliğe ait eksikliklerini ve yeni
gelişmeleri öğrenmek için gidebilecekleri ve yardım alabilecekleri profesyonel
bir ekip olarak çalışan teftiş rehberlik komisyonları milli eğitim müdürlükleri
kapsamında oluşturulabileceğini belirmiştir. Erdem, (2010:87) tarafında da
rehberlik, is basında yetiştirme ve teftiş ile inceleme ve soruşturma
görevlerinin yerine getirilmesi için ayrı çalışma gruplarının oluşturulması
gerektiği belirtilmiştir. Uyanık, (2007:162) ilköğretim müfettişlerinin iş
yükünden dolayı öğretmenlere gerekli yardım yapılamamaktadır. Öğretmeni iş
başında yetiştirme ve rehberlik faaliyetlerine daha çok ağırlık vermek için
soruşturma ve inceleme etkinlikleri kurulacak başka bir komisyon tarafından
yürütülmesi gerektiğini belirtmiştir. Rehberlik
görevi yapan ilköğretim müfettişleri aynı zamanda teftiş görevini de
üstlenmektedir. Bu durum öğretmenlerin ilköğretim müfettişlerinin rehberlik
çalışmalarına şartlı veya ön yargılı yaklaşmalarına neden olabilir. Teftiş ve
rehberlik görevi ayrı ayrı birimler tarafından yapılabilir(Işık, 2010:153).
Eğitim
müfettişi kurumda bulunduğu süreç içerisinde kurum idarecileri ile
öğretmenlerle, diğer personel, öğrenci meclisi, sınıf temsilcileri, okul aile
birliği ve velilerle çeşitli şekillerde bir araya gelebilir, onların kurum ile
ilgili memnuniyetlerini, eleştirilerini, beklentilerini dinleyerek raporlarına
yansıtabilir.
Eğitim
denetmeleri okul müdürleri ve öğretmenlere karşı daha yapıcı, iyi niyetli ve
rehberlik amaçlı ziyaretlerinin sayısı ve süresinin arttırılması gerekmektedir.
Yapıcı üslup, kaliteli iletişim ve rehberlik ön planda olmalıdır. İl eğitim
denetmenleri eksik gördükleri konularda okullarda mini seminer ve yetiştirme
eğitimleri verebilirler. Yetersiz gördükleri öğretmenlere katılım zorunlu
seminer ve hizmetiçi eğitim faaliyeti önerebilirler.
Okul
müdürünün önerdiği yada istekli olan öğretmenlere daha uzun süreli rehberlik
yapılabilir. Bütün öğretmenlerin denetlenmesine gerek yoktur. Öğretmen denetimi
yapılacaksa branş denetmenleri tarafından yapılmalıdır.
İş
başında yetiştirme ve rehberliğe ihtiyacı olan öğretmenler için alan zümre
başkanları daha yararlı olacaktır. Karşılıklı olarak ders dinleme, izleme
yoluyla öğretmenin eksikleri asgariye indirilebilir. Bu konuda görevlendirme ve
uygulama eğitimi okul müdürü veya denetmen tarafından önerilebilir.
Müdürler
ve denetmenler birlikte hizmetiçi eğitimden geçirilmelidir. Bu şekilde
yorumlama farklılıkları asgariye inecektir. Yönetmelik form vb. güncellenmedir.
Bakılacak, istenecek belgeler, sorulacak kavramlar net olmalıdır.
İl
eğitim denetmenlerinin eğitim liderliği yönünden gelişimlerini sağlamak
amacıyla yüksek lisans eğitimi almaları sağlanabilir. Denetmenler kendi
içlerinde branşlaşarak şube ve bölümler oluşturulabilir. Eğitimin tüm girdileri
ve çıktıları ele alınarak eğitim sürecinde etkileyen konumunda olan değişkenler
göz önünde bulundurularak çok boyutlu bir teftiş sistemi geliştirilebilir.
Rehberlik
ve iş başında yetiştirme hususunda alan zümre başkanlarının etkinliği ve
görevlendirilmesi üzerine araştırma yapılabilir. Müdürler ve denetmenler
birlikte hizmetiçi eğitimden geçirilmesi hususunda müdürlerin ve il eğitim
denetmenlerinin görüşlerine yönelik çalışma yapılabilir. Bu şekilde yorumlama farklılıkları asgariye
inecektir.
Yüksek
lisans yapmış olan il eğitim denetmeni ile yüksek lisans yapmamış il eğitim
denetmenleri arasında rehberlik ve iş başında yetiştirme hususunda farklılık
varmıdır yönünde araştırma yapılabilir.
Şener, M. (2011) “Eğitim Ve Bakanlık Müfettişlerinin Teftiş
Uygulamalarına İlişkin Öğretmen
Görüşlerinin Değerlendirilmesi” Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı, Kırıkkale.
Görüşlerinin Değerlendirilmesi” Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı, Kırıkkale.
KÖROGLU, H. (2011) “Eğitim
Müfettişlerinin Rehberlik Rollerine Yönelik Öğretmen, Yönetici ve Eğitim
Müfettişi Görüleri” Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Yönetimi Teftişi Planlaması ve Ekonomisi Bilim Dalı, Samsun.
Müfettişi Görüleri” Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Yönetimi Teftişi Planlaması ve Ekonomisi Bilim Dalı, Samsun.
OVALI, Ç.(2010) “İlköğretim Müfettişlerinin Rehberlik
Rollerini Yerine Getirme Düzeyine İlişkin
Müfettiş, Yönetici Ve Öğretmen Görüşleri” Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı, Balıkesir.
Müfettiş, Yönetici Ve Öğretmen Görüşleri” Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı, Balıkesir.
GÖKALP,
S. (2010) “İlköğretim Müfettişlerinin Öğretmen Teftişlerindeki Denetim
Görevlerini Yerine Getirme Derecelerine İlişkin İlköğretim Okullarında Görev
Yapan Öğretmenlerin Algılarının İncelenmesi” Yüksek Lisans Tezi, Sosyal
Bilimler Enstitüsü Eğitim Yönetimi Teftişi Planlaması ve Ekonomisi Bilim Dalı,
Mersin
ERDEM, H. B. (2010) “İlköğretim Müfettişlerinin
Görevlerini Yerine Getirirken Karşılaştığı Sorunlar
Kahramanmaraş ili Örneği” Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Yönetimi, Teftiş, Planlaması ve Eko. Programı, Van
Kahramanmaraş ili Örneği” Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Yönetimi, Teftiş, Planlaması ve Eko. Programı, Van
Ecevit, H.(1996), “İlköğretim Müfettişlerinin
İlköğretim Okullarında Rehberlik ve İşbaşında Yetiştirme
Etkinlikleri ve Gerçekleşme Düzeyi”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi G.Ü., Ankara.
Etkinlikleri ve Gerçekleşme Düzeyi”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi G.Ü., Ankara.
Bozkurt, E.(1995), “İlköğretim
Okullarında Ders Denetimi Uygulamalarının Değerlendirmesi”(Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi A.Ü.E.F.),Ankara
SARIÇAM, İ.
(2007) “Kurum Denetimi Ve Ders Denetimi
Nasıl Olabilir?” Eğitim Bilimleri Uzmanı, Eğitim Müfettişi http://aksaray.meb.gov.tr/teftis/images/makaleler/1-Denetim_nasil_olmali.pdf 20 mayıs 2013de elde edilmiştir.
Seçkin, N. ( 2004
). “Teftişte Yeni Bir Yaklaşım: Sanatsal
Teftiş. Türkiye’de Eğitim Yönetimi” Prof Dr. Ziya Bursalıoğlu’na
Armağan. (Edt: H.Taymaz ve M. Hesapçıoğlu). İstanbul : Kültür Kolej Eğ. Vakfı Y.
Balcı,
A. (1987). Klinik Teftiş. Eğitim Bilimleri Dergisi. Sayı: 20, Cilt: 1-2.
MEB.
Tebliğler Dergisi sayı:2423, tarih:1995
Taymaz,
H. ( 2013). Eğitim Sisteminde Teftiş,
Ankara: Pegem Yayıncılık 10. Baskı 2013
Şişman, M. ( 2002). Öğretim Liderliği. Ankara: Pegem Yayıncılık
Aydın, M. (1986). Çağdaş Eğitim Denetimi. Ankara: İm Yayınları
Hopancı
C., TORTAMIŞ T., ARSLAN M., FİDAN T.,(2013)
İstanbul İl Eğitim Denetmenleri)
“2012-2013 Eğitim-Öğretim Yılı Resmi Lise Ve Dengi Okullar Rehberlik Ve
Denetim Kılavuzu.”
Sakarya H. (Başmüfettiş), İnanlı S., Barışcıl M.,
Akçay A.,Olgun D. Lise ve Dengi
Okullar Denetim Rehberi (2011)
Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim
Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği 24/06/2011 tarih ve 27974 sayılı R.G.
Millî Eğitim
Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde K. 25/8/2011 Tarih ve 652 sayılı
Demir, M.
(2009). İlköğretim
Müfettişlerinin Ders Teftişlerinin Öğretmenler Tarafından Değerlendirilmesi
Yeditepe Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Yönetimi ve Denetimi Yüksek Lisans tezi
Yeditepe Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Yönetimi ve Denetimi Yüksek Lisans tezi
Işık, K. (2010). İlköğretim
Müfettişlerinin Öğretmenin Mesleki Gelişimine Katkısı, Yüksek Lisans tezi, Yeditepe Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Yönetimi ve Denetimi, İstanbul.
Uyanık,
M. (2007). Ders Teftişinde Müfettiş Uzmanlaşmasının Önemi
(Muğla İli Örneği)
Yüksek Lisans Tezi. Muğla Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim
Yönetimi, Teftişi, Planlaması Ve Ekonomisi ABD., Muğla.
Not:
Alıntılarda geçen “ilköğretim müfettişi” ifadesi “eğitim denetmeni” olarak
güncellenmiştir.
bu makale V. Eğitim Denetim Kongresinde sunulmuş ve yaınlanmıştır
Yorumlar
Yorum Gönder